Yenilmez Sanat Merkezi tarafından sahneye konulan, ünlü sanatçı Ahmet Yenilmez'in oynadığı,
Uğur Uzunok 'un yazdığı, Hilali Mahmutoğlu'nun yönetmenliğini üstlendiği tek kişilik ve tek perdelik "Mehmet Akif Dönüyor-Safahat" adlı oyun ilçemiz Kültür ve Sanat Merkezinde sahne aldı. Oyunu yaklaşık 120 kişi izledi ve oyun oldukçe beğeni kazandı. Oyundan sonra ilçemiz öğretmenlerinden Sema Esan, Uğur Esan, İlyas Topkaya ve Ramazan Pınar usta oyuncu Ahmet Yenilmez'le Emirdağ ve yeni projeleri üzerine sohbet ettiler. Oyuna ilişkin değerlendirmeler yazının devamında...
Oyun Hakkında Mülahazat
Mehmet Akif Ersoy'un eseri Safahat'ın, şairin hayatından kesitlerle izleyiciye sunulduğu tek kişilik oyunda, şairin edebi kimliği, örnek kişiliği, ahlaki değerlere bağlılığı vurgulanırken, Ersoy'un sıkıntı ve yokluklar içinde geçen ömrünü, kültürel değerleri korumaya ve vatanına adadığına işaret ediliyor.
Oyun başlarken sahnede sinevizyondan Mehmet Akif’in resimleri gösterildi. Ardından Tacettin Dergâhı’nda bulduk kendimizi. Elinde gece lambasıyla dergâhı ziyaret eden Akif , daha sonra üzeri kırmızı beyaz çiçeklerle
Türk bayrağı motifi işlenmiş meçhul bir mezarın başına geliyor ve Fatiha okuyor...
Ardından Mehmet Akif (Ahmet Yenilmez ) çıkıyor sahneye. Sanatçı Akif’in dostları ve mücadele ettiği insanları oradaymış gibi konuşturuyor sahnede. Neyzen Tevfik, Tevfik Fikret ve diğerleri… Akif’in ince zekâsı, hazırcevaplılığı ve manevi kişiliğini benliğimizde hissediyoruz o anlarda.
Oyunda Akif, zaman içinde yolculuk yapıyor. Bir bakarız Çanakkale’dedir ve destanını okur, bir bakarız günümüze gelmiştir ve milli meselelerimiz hakkında konuşur, bizlere nasihat eder. Akif’in oğlu Emin’in fakr-u zaruret içinde yaşadığını, bir yol kenarında ölüsünün bulunduğunu, kimsenin sahip çıkmadığı cenazeye Akif’in oğlu olduğunu öğrenen inançlı insanların sahip çıkarak defnettiklerini öğreniriz acı bir şekilde.
Bu anaforlar içinde milli duygularımız kabarmış, İstiklal Marşımızın büyük şairinin emaneti yavrularına sahip çıkamamış bir neslin torunları olarak utanmış, gözlerimiz yaşarmış bir şekilde sanatçıyı alkışlarken buluyoruz kendimizi oyunun sonunda.
Oyundan sonra Ahmet Yenilmez'i tebrik etmek için yanına gidiyoruz. Sağ olsun bizi kırmıyor, yanımıza geliyor ve ayak üzeri yirmi dakika kadar sohbet ediyoruz.
Milli meseleler, Anadolu insanın tiyatro sevgisi, öğrenciler -yanlış hatılamıyorsam kendisi de bir müddet sınıf öğretmenliği yapmıştır ve eşi eğitim fakültesi mezunudur- üzerine sohbetimiz devam ederken bizlere yeni projelerinden bahsediyor.Yeni projelerinden ilki Emirdağ için sevindirici olacak çünkü sanatçının sahneye koymayı düşündüğü yeni oyun Emirdağ'ın yetiştirdiği meşhur sanatçı Ali Yörük tarafından yazılan "Çatallı Köy". Sanırım oyunu bilmeyen çok azdır zira oyun birçok orta dereceli okulda temsil edilmiştir. Bu oyunun benim için de anlamı büyüktür; öğrencilik yıllarında haddim olmadan Godaloğlu'nu canladırmışlığım olmuş, bir müddet kendimi yeni Stanislavski zannederek dolaşmış ve oyunculuk kabiliyetimin yok denecek kadar az olduğunu anlayınca özüme dönmüşümdür...
Sohbetimiz iyi niyet temmenileriyle tamamlanıyor ve sanatçıya yol açıklığı dileyerek salondan ayrılıyoruz...
Sadet: Uzun bir aradan sonra gerçek bir oyun izlemek, hepimizin çocuksu bir sevince gark olmasını sağladı. Tüm koltukların dolu olması bizleri daha mutlu ederdi ama olsun. Bu da iyi bir başlangıç.
Salonu tekrar canlandıranlara, sahnede ter dökenlere, gelip oyunu izleyenlere ve tahammül edip bu yazıyı okuyanlara teşekkürlerimizi sunarız.